YAŞAYAN TOPRAK YEREL TOHUM
SORGÜL BUĞDAYININ CANLANDIRILMASI
YAŞAYAN TOPRAK YEREL TOHUM
YAŞATAN KADIN, TOPLUMSAL ENTEGRASYON
Suriyeli Mülteciler ve Ev Sahibi Toplulukları için;
Toprağı Koruma ve İyi Tarım, Yerel Ürünlerle Geleneksel Gıda Üretimi,
Yerel Tohumların bulunması, çoğaltılması üzerine
mesleki ve işbaşı eğitimlerin verilmesi...
#MART 2018

PROJE ÖZETİ
Topraktan Tabağa; Yaşayan Toprak, Yerel Tohum, Yaşatan Kadın, Toplumsal Entegrasyon Neden Topraktan Tabağa? Dünya nüfusu gün geçtikçe artıyor, Birleşmiş Milletler’in yapmış olduğu açıklamaya göre; 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyara ulaşacak ve nüfusun %65’i şehirlere taşınacak. Gıda kaynaklarının gittikçe azaldığı günümüzde üretim, gıda güvenliği ve şehirleşme arasındaki kritik ilişki endişe vericidir. Eskiden basit tarım yöntemleri ile insanlar doyuyordu ama artık bu kadar insanı doyurmak ancak ileri düzeyde tarım teknolojileri ile mümkün. Sadece iklim olayları değil, devletlerin tarım politikaları, bilimsel ilerlemeler, küresel eğilimler artık toprak üzerinde söz sahibi olmuş durumda.Eskiden yerel halklar mevsimsel koşullara uyumlu olarak üretiyor ve yerel pazarlarda satıyor, herkes doğal üretiyor ve besleniyordu. Günümüzde ise çoğalan nüfus, küreselleşme ve buna bağlı artan gıda ihtiyacı beraberinde tarımın endüstriyelleşmesini de getirdi. Ancak, tarım gelişirken yerel tohumlar ve bölgesel gen kaynakları unutulmaya ve yok olmaya yüz tuttu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda ve Tarım Gen Kaynakları Komisyonu insan sağlığı ve gelişiminde gereken doğru beslenmenin sağlanması için biyolojik çeşitliliğin esas olduğunu, ancak, biyolojik çeşitliliğin özellikle de genetik çeşitliliğin alarm verici bir seviyede yok olmakta olduğunu belirtmektedir. Yerel adapte olmuş çeşit ve ırklar göz ardı edilerek sadece bir kaç ticari bitki ve hayvan çeşit ve ırkının geliştirilmesi ve kullanılması; nüfus artışının getirdiği yük; doğal habitatların kaybolması ve çevresel bozulma ve iklim değişimi gibi faktörler biyolojik çeşitliliği tehlikeye atmakta. Türkiye bereketli topraklarıyla tarih boyunca tarımın anavatanı olmuştur. Anadolu toprakları farklı coğrafi özelliklere sahip, dört mevsimin hüküm sürdüğü, farklı yükseklik, rüzgar, yağış ve toprak kültürüyle zengin bir coğrafya. Bu koşullara bağlı olarak dünya üzerinde biyolojik çeşitliliği en zengin ülkelerin başında gelmekte. Sayısı 12.000’den fazla olan biyolojik çeşitliliğimizin 4.000 kadarı endemik; yani başka topraklarda yetişmiyor. Anadolu’da kendiliğinden 8000 yılda oluşmuş bir tohum kültürü var. Neden Mardin? Türkiye, 3.3 milyondan fazla Suriyeli mülteci ile dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesidir. Mardin nüfusunun %12’si Türkiye, 3.3 milyondan fazla Suriyeli mülteci ile dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesidir. Mardin nüfusunun %12’si kadar (yaklaşık 100 bin) Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapmaktadır. Mardin’de işsizlik oranı TÜİK raporlarına göre toplam nüfusun %29’u kadardır. Ekonomisinin önemli bir kısmı tarıma dayanan Mardin’de son yıllarda yaşanan iklim değişikliğine bağlı olarak yaklaşan en büyük tehlike kuraklıktır. Ev sahibi topluluklar ve Suriyeli Mülteciler için işsizlik ve buna bağlı olarak büyük şehirlere göç Mardin’in çözüm bekleyen en büyük sorunlarından biridir. Sürdürülebilir ekonomiler içerisinde insanlara istihdam yaratmanın en uygun çözüm yolunun bu şartlar altında, hem ev sahibi topluluklar hem de Suriyeli Mülteciler için Mardin’de tarım olduğu görülmekte.

Yaşayan Toprak:
1 hektar toprakta 2.000 ton mikro organizma yaşıyor. Bu canlıların yaşam döngüsü toprağı besliyor. Toprağa uygun olmayan tek tip ticari tohum ekimi, kontrolsüz ilaç ve kimyasal gübre kullanımı, anız yakılması gibi uygulamalar toprağın doğal habitatına büyük baskı yaratmakta, toprağın besleyici ve büyütücü özelliğini yitirmesine sebep olmakta.
Yerel Tohum:
Yerel/ atalık tohumlar binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış örnekler, yaşamın sürdürülebilirliği için birer genetik hazinedir. Sağlıklı beslenme ve gıda güvencesi için gereken biyolojik çeşitliliğin büyük bir parçasıdır. Tek tip ticari tohuma mecbur kalmak, gıdada bağımlılığı ve açlığı beraberinde getirebilir. Önceden bilinmeyen bir hastalık ya da öngörülmeyen bir felaket, o çeşidi yok edebilir. Anadolu çiftçisinin yüzyıllardır ambarında saklayıp, ertesi yıl toprakla buluşturduğu atalık tohumları tehdit altında. Küçük çiftçiler piyasa şartlarının uygun olmaması nedeniyle bu çeşitleri terk ediyor. Tohumlarımızı korursak, toprağımızı da koruruz.
Yaşatan Kadın:
Önceliğimiz kadın istihdamı. Türkiye’de tarımda çalışan 5 milyon 998 bin kişinin, 2 milyon 842 bini, yani %47’si kadın. Tarımda çalışan kadınların %93’ü Sosyal Güvenlik Sistemi’ne kayıtlı değil. Kadınlar ekonomik ve sosyal alanda güçlendirildiğinde,ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve sürdürebilir kalkınma için liderlik ve değişimin temsilcisi olurlar. Kadın olmadan kırsal kalkınma olamaz. Toplumun beslenmesinde, gıda güvencesinde, ailelere ekonomik katkı sağlanmasında, ev içi ve ev dışı rolleri yerine getirerek sosyo-kültürel koşulların iyileşmesine katkıda bulunmasında, bu kadar önemli görevler üstlenen kadınlar, ne yazık ki kayıt dışılık, sosyal güvenlik uygulamalarından yoksun olma, yoksullukla baş başa kalma, girişimci olamama, emek-yoğun işlerde çalışma, mevsimlik tarım işçiliğinde bir yanda ağır koşullarda çalışma bir yandan da yer yer dışlamacılıktan dolayı toplumun en dezavantajlı gruplarından birini oluşturuyor. Kadınlarımızın önce eğitimi sonra istihdamını bu proje ile destekliyoruz.
Amacımız:
• Yerel tohumla üretim yapan küçük çiftçilere ulaşmak, onların yerel tohumla üretim yapmalarını sürdürülebilir kılmak.
• Her türlü doğa koşuluna ve hastalıklara dayanıklı tohumları ekerek kuraklık başta olmak üzere bizi bekleyen tehlikelere karşıönlem almak.
• Yerel ve mülteci kadın çiftçilerin Toplumsal Entegrasyonlarını sağlayarak ‘’iyi tarım uygulamaları eğitimleriyle’’ bilinçlenmelerinekatkıda bulunmak ve onlara istihdam sağlamak.
• Kısacası amacımız; önce toprağı ve doğayı, sonra insanı korumak.
Suriyeli Mülteciler ve Ev Sahibi Toplulukları için; Toprağı Koruma ve İyi Tarım, Yerel Ürünlerle Geleneksel Gıda Üretimi, Yerel Tohumların bulunması, çoğaltılması ve mantar yetiştiriciliği üzerine mesleki ve işbaşı eğitimlerin verilmesi...
PROJE PARTNERLERİ
PROJE EKİBİ
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)
Hayatım Yenibahar Ekonomik Kalkınmayı ve Sosyal Girişimi Destekleme Derneği Topraktan Tabağa, Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri
PROJE DESTEKÇİLERİ
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB)
TBMM İdari Amiri Ceyda Bölünmez Çankırı
Mardin Valiliği
Mardin Artuklu Kaymakamlığı
Mardin Artuklu Belediyesi
Mardin Savur Kaymakamlığı
Mardin Bahçeşehir Koleji
Sentromer DNA Teknolojileri
Aybasol Sıvı Vermicompost
PROJE EKİBİ
Proje Müdürü: Ebru Baybara Demir
Proje Koordinatörü: Zeynep Milli
Proje Koordinatör Yrd: Aslıhan Milli Arıkan
Proje Sekreteri: Evin Amak
Eğitmen Ziraat Mühendisleri: Mizgin Aktaş, Rengin Amak Yılmaz
Proje Tercümanları: Ece Batur, Asya Mahmud
Fotoğraflar: Yunus Dalar, Lütfi Kavak
Proje Şoförü: Mahmut Aktaş
.jpg)
MARDİN
Mardin’in nüfusu 800 bin civarındadır.Ağırlıklı geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve sınır ticareti ile birlikteson yıllarda ivme kazanan turizmdir.Tarımda kullanılan girdilerin pahalı olması, iklim koşullarının değişmesi, güvenlik sorunları,çiftçilerin gelişen teknolojiye ayak uyduramaması ve rekabet gücünü kaybetmesi gibi sebepleryüzünden işlenen tarım arazisinde azalma olmakla beraber tarım Mardin ekonomisindekiönemli pozisyonunu korumaktadır.Ortadoğu’daki savaştan dolayı sınır kapılarının kapalı olmasısınır ticaretini imkansız hale getirmiştir.Bölgedeki güvenlik sorunları Mardin’e olan ilgiyi azaltmış ve turizm sektörüdurma noktasına gelmiştir.Eğitim düzeyinin oldukça düşük olduğu Mardin’de toplam nüfusun %13’üokuma yazma bilmemektedir. Türkiye, 3.3 milyondan fazla Suriyeli mülteci iledünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesidir.Mardin nüfusun %12’si kadar (yaklaşık 100 bin) Suriyeli sığınmacıya ev sahipliğiyapmaktadır. Mardin’de işsizlik oranı TÜİK raporlarına göre toplam nüfusun %29’u kadardır.
AMACIMIZ
Geniş tarım alanlarına sahip Mardin’de, iyi tarım uygulamalarına öncülük ederek,hem kuraklığa karşı önlem almak ve sağlıklı gıdaya ulaşılabilirliği sağlamakhem de güçlü bir tarım ekonomisi yaratmak.Yerel tohumla üretim yapan küçük çiftçilere ulaşmak, desteklemek ve yerel tohumla üretimyapabilmelerini sürdürülebilir kılmak.İnsanlara mevcut bilgi, yetenek ve becerilerini kullanarak çalışabilecekleriyeni iş imkanları yaratmak. Bunun için eğitim programları hazırlayarak insanları gelenekselekonomiler içerisinde güçlendirmek.İnsanların bulundukları yerlerde hayatlarının sürdürebilmelerine destek vermek.Önce su, enerji ve gübre istemeyen, toprağımıza en uyumlu yerel tohumu bulmak ve çoğaltmak,bu sayede toprağı ve doğayı yaşatmak, ardından insanı ve kadını koruma altına alarak ilgili kurumve kuruluşlarla işbirliği yaparak onlara istihdam sağlamak.Bu sayede büyük şehirlere göçü önlemek ve bir arada yaşayan yerel halk ve Suriyeli mültecilerintoplumsal entegrasyonunu sağlamak...

PROJE PARTNERİMİZ
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü UNFAO

FAO’nun teknik ve finansal desteğiyle proje oluşturuldu ve 18 Aralık 2017 tarihinde onaylanarak hayata geçti. Proje kapsamında Suriyeli Mülteciler ve Ev Sahibi Toplulukları için; Toprağı Koruma ve İyi Tarım Uygulamaları, Yerel Ürünlerle Geleneksel Gıda Üretimi, Yerel Tohumların Bulunması ve Çoğaltılması ve Mantar Yetiştiriciliği üzerine, teorik ve işbaşı mesleki eğitimlerin verilmesi karar verildi.

YEREL TOHUM İÇİN GÖRÜŞMELER
Mardin İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü
Mardin İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü proje birimi ile görüşerek bölgedeki yerel tohum çalışmaları, toprak ve iklim yapısına göre yapılabilecek diğer tarım faaliyetleri konusunda teknik istişare toplantıları gerçekleştirildi. Yerel tohumların araştırılması ve bulunacak yerel buğday tohumlarının Artuklu ilçesi kırsalına ekiminin yapılmasına karar verildi. Kısa vadede gelir getirici ürün olarak da Savur ilçesi, Mantar üretimi konusunda değerlendirildi.
GAP Tarımsal Araştırma ve Geliştirme Merkezi (GAP UTAEM)
Tarımsal Araştırma ve Geliştirme Merkezi ( GAP UTAEM) ile yapılan teknik toplantıda, yaptıkları saha araştırması çalışmaları sonucunda Mardin ve çevresinde hala az miktarda da olsa üretimi yapılan 11 yerel buğday çeşidi olduğu tespit edildi. GAP UTAEM’den alınan bilgi ve numuneler doğrultusunda saha araştırmalarına başlandı. Mardin’de özellikle dağ köylerinin tamamı gezildi. Özellikle dağ kesimindeki Midyat ve Dargeçit ilçelerindeki mahallelerde bulunan yerel tohumlar bir araya getirildi. Araştırma sonunda Sorgül (Makarnalık) Durum Buğdayı’nın yörede kullanılan en eski ve en yaygın buğday olduğu tespit edilerek çalışmalarımız Sorgül Buğdayı üzerine genişletildi
.png)
PROJE EKİBİMİZ
Proje müdürü, proje koordinatörü, ziraat mühendislerimiz, süpervizörlerimiz, proje sekreterimiz, Türkçe, Arapça, Kürtçe ve İngilizce çevirmenlerimizi seçtik. Fotoğrafçımız, şoförümüz dışında tamamı kadınlardan oluşan proje ekibimizde aktif olarak 12 kişi çalışmaktadır.
PROJEMİZİN İLK HEDEFİ
‘‘YEREL TOHUMLARIN BULUNMASI’’
Mardin ve çevresinde yaptığımız saha çalışmalarımızda; Mardin’in dağ kesimi olarak bilinen Midyat, Dargeçit ve Savur ilçelerindeki mahalleleri dolaşarak sadece kendilerine yetmek üzere üretim yapan, maddi imkanları olmayan ya da arazi yapısı sanayi üretimine elverişli olmayan küçük çiftçilere ulaştık. Çoğunluğu Sorgül olmak üzere Sorik, Beyaziye ve İskenderi buğday çeşitlerine de ulaşarak çalışmamıza dahil ettik. Saha çalışmamızda bulduğumuz 1438 kg yerel tohumu, uygulama alanlarında çoğaltmak için küçük çiftçilerden satın aldık
PROJE OFİSİMİZ
Mardin, Birinci Cadde üzerinde tarihi bir konağın bir bölümünü restore ettik. Çalışma planımızı ve projemizi yürüttüğümüz, kursiyerlere kayıt ve bilgilendirme yaptığımız, aynı zamanda topladığımız tohumların envanterini tuttuğumuz proje ofisimizi, Mardin’in ulaşım açısından merkezi bir konumunda hayata geçirdik.
.png)
GEÇMİŞTEN ALDIK GELECEĞE MİRAS BIRAKIYORUZ
Gezdiğimiz her köy, bizimle farklı bir yaşam ve farklı bir hikaye paylaşıyor. Yerel tohum bulma esnasındaki saha çalışmalarımızda, köy kahvelerindeki yerel çiftçilerle tanışıyor, sohbet ediyor ve onlardan bir avuç tohum alarak geleceğe miras bırakmak için ekiyor, büyütüyor, çoğaltıyor ve paylaşıyoruz.
.png)
PROJEMİZİN İLK HEDEFİ
‘‘YEREL TOHUMLARIN BULUNMASI’’
Mardin ve çevresinde yaptığımız saha çalışmalarımızda; Mardin’in dağ kesimi olarak bilinen Midyat, Dargeçit ve Savur ilçelerindeki mahalleleri dolaşarak sadece kendilerine yetmek üzere üretim yapan, GEÇMİŞTEN ALDIK GELECEĞE MİRAS BIRAKIYORUZ Gezdiğimiz her köy, bizimle farklı bir yaşam ve farklı bir hikaye paylaşıyor. Yerel tohum bulma esnasındaki saha çalışmalarımızda, köy kahvelerindeki yerel çiftçilerle tanışıyor, sohbet ediyor ve onlardan bir avuç tohum alarak geleceğe miras bırakmak için ekiyor, büyütüyor, çoğaltıyor ve paylaşıyoruz. Maddi imkanları olmayan ya da arazi yapısı sanayi üretimine elverişli olmayan küçük çiftçilere ulaştık. Çoğunluğu Sorgül olmak üzere Sorik, Beyaziye ve İskenderi buğday çeşitlerine de ulaşarak çalışmamıza dahil ettik. Saha çalışmamızda bulduğumuz 1438 kg yerel tohumu, uygulama alanlarında çoğaltmak için küçük çiftçilerden satın aldık.
TOHUM ENVANTERİMİZ
Tohum envanterimiz gün geçtikçe büyüyor.Tohumlar alındığı yer, yetiştiren çiftçi ve çiftçinin yetiştirme koşullarının göz önünde bulundurulduğu bir kayıt sistemi ile kayıt altına alınıp arşivleniyor ve envanter işlemleri gerçekleştiriliyor. Şimdiye kadar tespit edilen tohumlar incelenip tescillenmek üzere; Sentromer DNA Teknolojileri Merkezi’ne gönderilmiştir.
.png)
TOPRAKTAN TABAĞA TARIMSAL KALKINMA KOOPERATİFLERİ
21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü’nde
Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri başvurularımızı yaptık.

Topraktan Tabağa Projesi kapsamında eğitimlere katılan kursiyerlerin eğitimlerinin ardından tarımsal faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için; Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri Mardin ili, Artuklu, Savur, Derik ve Yeşilli ilçelerinde kurulmak üzere 4 kooperatif başvurusu yapıldı. Kooperatiflerden Artuklu ve Savur kuruldu, Derik ve Yeşilli kooperatiflerinin de ticaret siciline tescil ve kayıt işlemleri başladı. Kooperatiflerin sayısının her ilçede birer adet olmak üzere 10’a çıkarılması ve 2018 yılında burada istihdam edilecek kadın çiftçilerin sayısının 350’ye çıkarılması hedeflenmektedir.Projede istihdam edilen ve edilecek tüm kadın çiftçilere, aynı zamanda kooperatif üyesi olarak aldıkları eğitimler sonrası tarımsal faaliyetlerine bu kooperatiflerde çalışmaya devam ederek gelir elde etmelerine olanak verecek imkanlar yaratılmaktadır

KURSİYER SEÇİMLERİ
Proje kapsamında eğitim alacak ve istihdam edilecek ‘Kadın Çiftçilerimizi’ seçtik
Projelerin yürütüleceği; Artuklu İlçesi Eryeri Mahallesi ve Savur İlçesi’nde toplumsal entegrasyonun sağlanması için Suriyeli sığınmacılar ve yerel halk arasından çiftçi kadınlardan oluşan katılımcılar seçildi.Kursiyer seçim kriterlerimiz: Ev sahibi topluluklar ve Suriyeli mülteciler olmak üzere, 18-45 yaş aralığında, tamamı kadın, daha önce tarım alanında çalışmış, Başka bir geliri ve sosyal güvenlik sistemine kaydı olmayan kişiler. Kadın çiftçilerimizin yaşam kalitesini geliştirebilirsek; tarımı sürdürülebilir hale getirebiliriz.

SORGÜL BUĞDAYI EKİM TÖRENİ
Tohumlar çoğaltılmak için toprakla buluşturuldu
Ekim takvimi ve proje başlangıç tarihine uygun olarak; Toprağın korunması ve iyi tarım uygulamaları ile Sorgül Buğdayı’nın çoğaltılması için projede eğitim alacak kursiyerlerle, Artuklu ilçesi Eryeri mahallesi’nde hava şartlarına bağlı olarak yağış öncesi ekimin yapılmasına karar verildi. 26 Aralık 2017 tarhinde Mardin Milletvekilleri, İlçe Kaymakamları, Belediye Başkanları, Tarım İl ve İlçe Müdürleri, Ziraat Oda Başkanları ve halkın katılımı ile yaklaşık 1500 kişilik ilk ekim töreni gerçekleştirildi.

TOHUMLAR TOPRAKLA BULUŞTU
Tohumlar bulundukça tohumları çoğaltmak için demonstrasyon alanları oluşturulması için çiftçilerle konuştuk ve uygun alanları tespit ettik. Önceleri bir kaç dönüm arazi ararken, destek olmak isteyen halk sayesinde bir çok demonstrasyon alan tahsisatı aldık. Tahsis edilen arazilerde 60 dönüm demonstrasyon alanı oluşturularak ekimler yapıldı. Keşfetmek, deneyimlemek, öğrenmek ve ilerlemek için...
.png)
GEÇMİŞİMİZİ GELECEĞİMİZE EMANET ETTİK
MARDİN BAHÇEŞEHİR KOLEJİ
Mardin’den tüm Türkiye’ye yayılmasını dilediğimiz projemiz çığ gibi büyümeye başladı. Mardin Bahçeşehir Koleji okul müdürü Sevgili Abdülhamit Akikol; ‘‘Projenizde olmak istiyoruz, öğrencilerimize bu projeyi birlikte anlatalım, kendi arazimize tohumlarınızı ekelim, öğrencilerimiz yetiştirsinler istiyoruz’’ dedi. Sevgili Milletvekilimiz Ceyda Bölünmez Çankırı Hanımefendi desteği ile Ziraat Mühendislerimiz ve tüm ekibimizle, öğrencilere toprağımızı ve yerel tohumlarımızı anlattık. Tohumlarımızı beraber ekeceğiz, birlikte büyüteceğiz, birlikte biçeceğiz diye sözleştik. Öğrencilerimizle birlikte çalışıp okulun 6.5 dönüm arazisini traktörle sürdük, ellerimizle tohumlarımızı toprağa serptik
MANTAR ÜRETİM ATÖLYESİ
MARDİN, SAVUR İLÇESİ
Savur, Mardin’in 47 km kuzeybatısında, nüfusu 7000 civarında küçük bir ilçe. Savur’da Abdüllatif Beg Konağı olarak bilinen konakta mantar üretimi yapılacak. Konak, 1800 tarihli ve kaya oyma bir temel üzerine inşa edilmiş. Toprak zemin ve taş duvarları ile rutubetli ortamı mantar üretimi için en uygun koşulları sunuyor. İlçede üretilebilecek tarım ürünleri araştırmamızda mantarın bu konakların eskiden ahır ve depo olarak kullanılan giriş bölümlerinde çok kolay üretildiğini ve kısa sürede ekonomik katma değere dönüştürüldüğünü öğrenince, konağın sahipleri Özbek ve Demir Aileleri ile görüştük. Uzun zamandır kullanılmayan konağın 600 m’lik deposunu projemiz için bize tahsis ettiler. Konağın deposu temizlendi. Tavanı, yer ve duvarları ilaçlanıp, kireçlendi. Elektrik tesisatı çekildi. Mantar üretimi tezgahları için sipariş verildi. Burada yerel ve mülteci toplam 35 kadın eğitim alıp mantar üretimin öğrenecekler ve kurulan Savur “Topraktan Tabağa” Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kapsamında üretmeye devam edecekler


MANTAR ÜRETİM ATÖLYESİ AÇILIŞ TÖRENİ
Mardin Savur ilçesi Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sayın İdris Koç’un desteği ile mantar üretimi yapılması düşünülen tarihi mekanın basit onarımları, temizliği, elektrik tesisatı ve ilaçlaması yapıldı. Mantar üretimi için gerekli raf sistemleri kuruldu. Projemizin ikinci adımı olarak 06.01.2018 tarihinde düzenlenen tören ile hizmete açıldı. Eğitim programlarının bitirilmesinin ardından temin edilecek kompost ile kadınlarımız üretime başlayacaklar. Bu atölyede istiridye mantarı üretimi yapılacaktır. Bölgede üretim yapan bir kaç firmadan kültür mantarı talebi alındığı için, atölyeye yakın başka bir mekanda ikinci bir atölye olarak hazırlanarak üretim için hayata geçirilecektir.
İSTİHDAM DESTEĞİ
İŞKUR ve Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri
Projelerimizde eğitimlere katılan katılımcılarımız eğitim aldıkları sürece; İşkur tarafından 6 ay süreyle desteklenecekler ve sosyal güvenlik sistemine kaydedileceklerdir. Proje süresince, 10 ayrı ilçede ‘‘Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri’’ kurulacak ve kooperatif bünyesinde eğitim alan kadınlar tarımsal faaliyetlerine devam edeceklerdir. Ürettikleri ürünlerin market zincirleri ile yapılacak anlaşmalar ile satışı sağlanacak. Her projede toplam 35’er kadın çiftçi istihdam edilecektir. Proje kapsamında toplamda 350 kadın çiftçinin istihdam edilmesi hedeflenmektedir EĞİTMEN ve AKRAN EĞİTİMİ Eğitim Modülleri, Eğitim Kitapçıklarının Hazırlanması, Eğitmen ve Akran Eğitimi Süreci Eğitim Modülleri, Eğitim Kitapçıklarının Hazırlanması. Proje ekibimiz tarafından oluşturulan ‘‘İyi Tarım Uygulamaları, Sorgül ve Mantar Üretimi’ eğitim materyalleri hazırlanarak FAO’ya sunulmuş, onaylanmış ve bu modüller üzerinden eğitimler düzenlenmiştir. Eğitim sonuna kadar eğitim alan kursiyerlerin başucu rehber olması hedeflenen İyi Tarım Uygulamaları, Tahıl Yetiştiriciliği, Sorgül buğdayı ve Mantar Üretimi ile ilgili kitapçıklar proje bitiminde kursiyerlere Türkçe ve Arapça olarak verilecektir.
.jpeg)
EĞİTMEN ve AKRAN EĞİTİMİ
Eğitim Modülleri, Eğitim Kitapçıklarının Hazırlanması, Eğitmen ve Akran Eğitimi Süreci
Proje ekibimiz tarafından oluşturulan ‘‘İyi Tarım Uygulamaları, Sorgül ve Mantar Üretimi’ eğitim materyalleri hazırlanarak FAO’ya sunulmuş, onaylanmış ve bu modüller üzerinden eğitimler düzenlenmiştir. Eğitim sonuna kadar eğitim alan kursiyerlerin başucu rehber olması hedeflenen İyi Tarım Uygulamaları, Tahıl Yetiştiriciliği, Sorgül buğdayı ve Mantar Üretimi ile ilgili kitapçıklar proje bitiminde kursiyerlere Türkçe ve Arapça olarak verilecektir.

Eğitmen ve Akran Eğitimi Süreci
Projede katılımcılarımıza eğitim verecek Ziraat mühendislerimiz ve proje ekibimiz için, FAO eğitim uzmanı tarafından eğiticilerin eğitimi gerçekleştirildi. Akran eğitimleri de Ziraat Mühendislerimiz tarafından, FAO eğitim uzmanı gözetiminde yapıldı.
.jpg)
FAO TEKNİK EKİP ZİYARETİ
FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Bitki Yetiştiriciliği Bölümü Teknik Uzmanı Hafiz Muminjanov liderliğindeki teknik ekip “Topraktan Tabağa; Yaşayan Toprak, Yerel Tohum” projemizin ilerleme aşamalarını yerinde görmek için izleme ziyaretleri gerçekleştirdiler
İSTİŞARE TOPLANTISI
TBMM İdari Amiri, Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı himayesinde başlattığımız, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü (FAO), Hayatım Yenibahar Ekonomik Kalkınmayı ve Sosyal Gelişimi Destekleme Derneği, Artuklu ve Savur Belediyeleri ve Tarım il ve ilçe Müdürlükleri, Mardin Artuklu ve Savur ilçeleri Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri iş birliği ile ortaklaşa yürütülen Topraktan Tabağa, Yaşayan Toprak, Yerel Tohum Projesinin sunumunun yapıldığı, bölgede farklı projelerin geliştirilmesi ve istihdamın arttırılması konusunda yapılması gerekenler ve işbirliği konularının konuşulduğu istişare toplantımızı Mardin’de gerçekleştirdik.


SAVUR İLÇESİ İYİ TARIM UYGULAMALARI & MANTAR YETİŞTİRİCİLİĞİ TEORİK VE PRATİK EĞİTİMLERİ
Mardin’in Savur ilçesinde, ‘Topraktan Tabağa, Yaşayan Toprak Yerel Tohum’ projemizin ‘‘İyi Tarım Uygulamaları ve Mantar Yetiştiriciliği’’ eğitimi, yerel ve Suriyeli mülteci kadın çiftçilerimizin katılımı ile gerçekleştiriliyor. Kadın Ziraat Mühendislerimizin Türkçe/Kürtçe/Arapça olarak verdikleri eğitimlere katılımcılarımız çocukları ile birlikte katılıyor. Keşfetmek, deneyimlemek, öğrenmek ve ilerlemek için.
TEORİK EĞİTİMLER
İstihdam edilecek olan kursiyerlerimiz, eğitmen Ziraat Mühendislerimiz tarafından önce teorik ardından uygulamalı pratik eğitimlerini aldılar.
TEORİK EĞİTİM DEĞERLENDİRME SINAVI
Mantar yetiştiriciliği konusunda kursiyerlerimize verilen 2 haftalık (10 iş günü) teorik eğitimin ardından kazanımlarını ölçmek amacıyla değerlendirme sınavı yapıldı.
Sınava 15 yerel 20 Suriyeli olmak üzere toplam 35 kursiyer katıldı.
Sınavlar Halk Eğitim’e bağlı Çok Amaçlı Toplum Merkez Binası’nda bize ayrılan sınıfta yapıldı.
Bir kısmı çoktan seçmeli, bir kısmı Doğru-Yanlış olarak hazırlanan değerlendirme sınavı, okuma-yazmayı ya da dilimizi bilmeyen kursiyerlerle birebir ilgilenip,
sorular şıklarıyla okunduktan sonra onların vermiş oldukları cevaplara göre sınav kağıdında işaretlenmesi ile yapıldı.
MANTAR ATÖLYESİ ÜRETİM HAZIRLIĞI
Kursiyerlerle projemizde yer alan mantar yetiştiriciliği için kullanılacak mağaraya gidildi.
Bu yerin bir mağaradan bir atölyeye dönüşümü anlatıldı.
Mantar yetiştiriciliğine başlarken, ortamdaki temizlik şartlarının sağlanmasının önemi anlatılarak birlikte temizliği yapıldı. Kursiyerler, kullanılacak olan mağaranın özelliklerini inceleme şansı elde etmenin yanı sıra kullanıma hazır hale getirmek için kalan temizlik/ dezenfeksiyon işlerini beraberce tamamlayarak atölyelerini üretme hazır hale getirdiler.
SAHA EĞİTİMİ
Savur ilçesi, uzun yıllardır kavak ağacı yetiştiriciliği ile bilinir.
Merkezden çıkıp Savur’a giderken dönümlerce kavak ağaçları size yol boyunca eşlik eder.
Üretimini yapacağımız İstiridye (Kavak) mantarının doğal üretim yeri olan kavak ağaçlarının bulunduğu bahçelerde kursiyerler ile birlikte istiridye mantarının doğal yetiştiği yerler tespit edildi.
Mevcut koşullarını yerinde inceleme ve değerlendirme fırsatı elde edildi.
Atölyede yetiştireceğimiz istiridye mantarı ve kültür mantarı arasındaki farklar gösterilerek anlatıldı.
KOMPOST HAZIRLIĞI
Kompostun çeşitli organik madde ve besin katkılarından oluştuğu kursiyerlere uygulamalı olarak gösterildi.
Mantar üretimi için kompost üretiminde kullanılan kavak talaşı, buğday kepeği ve samanı tedarik edildi.
Bu malzemeler bir kazana kat kat konulup üzerine su eklenerek kaynamaya bırakıldı.
Kazanın ağzı kapatılarak yaklaşık bir saat kaynatıldı.
Kaynatılan malzemelerden çok içindeki karışım zararlı maddeler ve hastalıklardan arındırılarak pastörizasyon işlemi ile hazır hale getirildi.
Kursiyerler kompost yapımı konusunda aldıkları eğitimle kendileri kompost hazırlayacak bilgi ve beceriyi edinmiş oldular.
Kompost temiz bir zemine serilerek soğumaya bırakıldı.
Kompostun verimli olması için ağırlığının %50’si kuru madde %2’si misel, geri kalanı da su olacak şekilde nemli bir malzeme olarak hazırlandı.